Ocak sayımız çıktı! 


Dergimizin 115. sayısı 1 Ocak'tan itibaren D&R, Remzi ve İnkilap Kitabevi gibi seçkin satış noktalarında.


Keyifli okumalar


Şifremi Unuttum
Kaydol

Gizle

Sevil Tunç günümüz ilişkilerini Quality of Magazine için masaya yatırdı

01.12.2018

Günden güne yozlaşan kadın-erkek ilişkilerini bu ay masaya yatırdık. Bu nedenle de Londra’da, BBNLP (British Board Of NLP) ve GOE (TheGuild Of Energists) adlı kurumlardan “Yaşam Koçluğu, NLP ve EFT eğitimleri alan Sevil Tunç’u sayfamıza konuk ettik. Yaşam koçu Tunç,  tüm sorularımıza açık yüreklilikleyanıtlar verdi. Bu röportajın ana fikri olarak da “Temelinde duygusal bir derinlik olmayan ilişki ve evliklerde aldatmalar kaçınılmaz oluyor” cümlesi ön plana çıktı.


Derinlik yoksa aldatma kaçınılmaz


Sevil Hanım, sizce kadın erkek ilişkileri son dönemde farklı boyutlara yöneliyor. Sizce sıkıntı nedir?

Artık günümüzde, bildiğimiz ve özendiğimiz ilişkilerin yerini, şirketleşmiş kurumsal anlaşmalar aldı. Eskiden mutluluk pembe panjurlu evdeki sobanın başında yenen yemeklerdi. Oysa şimdi, pembe panjurlu evde sobanın etrafında atılan kahkahaların yerini, markalara bağımlı, dünyada yalnızlaşmış, boşluğu doldurulamayan hırslarıyla, birbirlerini tanımayan çiftler var.




Peki, nasıl ilişkiler yaşıyoruz?


İlişkiler çok farklı boyutlarda. Farklı sorunlar ve güzellikler içermekte ama yüzeysel olarak ilk bakışta günümüzde iki eşit ilişki yaşanıyor. Az olanı saygın, geneli yaygın türde.Saygın olan, ilişki de kişiler özeline sahip çıkıp seviyesini koşulların belirlemez. Maddi, manevi türdeki dalgalanmaların onları sarsar ama yıkamaz. Çünküsağlam bir ilişki türü bu.Yaygın olanı ise, kendine münhasır özelliği olmayan, tıpkı ortaçağ İngiltere’sinin avamları gibi özelini halka açık olarak yaşanan ilişkiler. Şimdiki sosyal medya kölelerinin ilişkileri bunu en somut örneği. Bu ilişkilerinin temeli sevgiye dayanmaz.  Sevginin yerindeki manevi boşluğu sosyal medyada aldığı veya alacağı LIKE’larla doldurmak isterler. Beğeni oldukça kısa dönemli rahatlama hissederler. Ama bu susayıp da deniz suyu içmeye benziyor. İçtikçe daha çok susuyorsunuz ve kişide büyük bir kısır döngü oluşturuyor. 




Peki, bu durumda kişilerde mi sorun var?


Kesinlikle, her iki taraftada ciddi mental sıkıntılar var. Taraflar ilişki ve evlilikleri bir ticari yapı gibi görmeye başladılar. “Param yoksa kadın yok, güzel değilsem adam yok”, Aslında fark edilmesi gereken şudur ki; kendimize olan öz güvenimiz artık kalmamış. Duygular hep geride.İçimizden geldiği gibi konuşamaz ve yaşayamaz olmuşuz. Herkes de bir endişe ve kaygı söz konusu. Durum bu şekilde olunca kişilerdeki problemler ilişkileri derinden etkiliyor.Ciddi bakış açısı problemleri var.En sık rastlanan problemlerde şöyle; Kadın, kişiliğiyle değil cinselliğiyle erkeği bağlamak istiyor. Erkek kişiliğiyle değil para ve gücüyle varolmaya çalışıyor. Ama işin en kötü tarafı hem daha güzeli hemde daha güçlüsü her zaman dışarda var. Bu yüzden zemini bu olan evlilikler ve ilişkiler çok kısa sürede bitiyor. Erkeklerin en büyük hatası, evli olduğu kadını, çocuklarının dadısı, kendisinin hizmetçisi olarak konumlandırmaya çalışması. Karşınızdaki insanın düşüncesi bu olunca, ortaya değersizlik sendromu çıkıyor.  Kısacası çarpık bakış açılarıyla insanlar birbirleri olabildiğince uzağa itiyor.



DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

14