Temmuz sayımız çıktı! 


Dergimizin 121. sayısı 1 Temmuz'dan itibaren D&R, Remzi ve İnkilap Kitabevi gibi seçkin satış noktalarında.


DERGİMİZİ TURKCELL DERGİLİK, TÜRK TELEKOM E-DERGİ VE QUALITYOFMAGAZINE.COM ONLİNE PLATFORMLARINDAN OKUYABİLİRSİNİZ!


Keyifli okumalar!


Şifremi Unuttum
Kaydol

Gizle

Ferzan Özpetek 16 Nisan'da Napoli San Carlo'da

15.04.2019

Usta yönetmen Ferzan Özpetek 16 Nisan'da Napoli San Carlo'da sahneye koyacağı üçüncü opera "Madam Butterfly'ın son hazırlıklarını yapıyor.  


"Benim Butterfly'ım 50'li yılların Amerikan kadını stilinde" olacak diyen Özpetek; "sinemada da, operada da kendimi yüzsüz hissediyorum. Baş karakterler sahnede gerçek anlamda sevişecek" yorumunu yaptı.


Dünyaca ünlü yönetmen Ferzan Özpetek, Aida ve Verdi operalarının ardından şimdilerde de Puccini'nin Madam Butterfly'ını sahnelemek için hazırlıklarını sürdürüyor.  16 Nisan'da sahnelenecek müzikalin başrollerinde Evgenia Muraveva ve Saimur Pirgu var.



Napoli San Carlo


Biletleri aylar öncesinden tükenen müzikalin başrolleri için Özpetek; "Evgenia Muraveva'nın canlandırdığı  Cio Cio-San kararlı, ne yaptığını biliyor, din değiştiriyor, kırılgan değil, kurban değil" diyor. Aslında  kurbanın Saimir Pirgu'nun oynadığı Pinkerton'un olduğunu da söyleyen Özpetek, "o bir kukla, bir av. Birbirlerini delice istiyorlar ve gerçekçi anlamda sahnede sevişiyorlar" dedi.


Operada ender olarak görülecek sahnelerle seyirciyi şaşırtmaya hazırlanan  yönetmen, sinemadaki kaçınılmaz deneyimini bir kez daha sahne taşıyor. Klişelerden uzak sahnelerin yer alacağı müzikal için; "kendini yok eden kaderin kurbanı bir kadını sahnelemek benim için çok zor olurdu" diyor.  Özpetek, "kurban, ama belki de bilinçli bir kurban. Pinkerton’a aşık oluyor ve kafasında film gibi bir öykü yaratıyor. Özgür bir kadın olmak, Amerika’ya gitmek istiyor. Benim Butterfly’ımın olaylara karşı koyma gücü var. Ölmeye karar verdiğinde de bunu bilinçli yapıyor" diyor.


İzleyicinin operanın atmosferini hissetmesinin çok önemli olduğunu belirten Özpetek, salona girildiğinde denizin sesinin duyulacağını, dört geyşa ile dört kelebeğin sahne önünde gezinerek gül kokusunu etrafa yayacaklarını da belirtti.

4