Haziran sayımız çıktı! 


Dergimizin 120. sayısı 1 Haziran'dan itibaren D&R, Remzi ve İnkilap Kitabevi gibi seçkin satış noktalarında.


DERGİMİZİ TURKCELL DERGİLİK, TÜRK TELEKOM E-DERGİ VE QUALITYOFMAGAZINE.COM ONLİNE PLATFORMLARINDAN OKUYABİLİRSİNİZ!


Keyifli okumalar!


Şifremi Unuttum
Kaydol

Gizle
Ne gönül koyalım ne gönül kıralım

Sinem Yıldırım


Ne gönül koyalım ne gönül kıralım

Şimdi ufak bir iki konuya değinilmesinin elzem olduğu kanaatindeyim adabı muhaşeret kuralları,insana saygı ve iyi bir insan olmanın erdemi başlıkları adına. 


Biliyoruz ki moda haftası  tarihleri çok önceden belirleniyor. Kimin defilesi nerede ve ne zaman olacak, kaçta başlayıp kaçta son bulacak, kim kimden önce kim kimden sonra, nerede ne zaman hangi partiler var, açılış davetleri, kapaniş partileri after partyler ve hep önceden, haftalar öncesinden belli. Arkalarınında da büyük bir emek ve yatırım var hepsinin.

Yani mesela ben kendime özel bir davet yapacak olsam asla moda haftasında yapmam zira hem geceleri hem gündüzleri herkes meşgul o hafta malum değil mi?

Ve tüm bunları unutup yapmışsam da birileri gelemedi diye gönül koyamam zira benim yanlış zamanlamam bu, ya da seçimim, niye arkadaşıma kırılayım ki gelemiyor diye. akıl mantık şuur yani değil mi?


Zaten bu insanların davetine gidemeyince davet sahiplerinin kırılıp bozulup misilleme olarak onların sizin davetlerinize eee o da bana gelmedi ben de ona gitmeyeceğim diyerek gelmemesini de ayrıca yadırgıyorum. Ne oluyor, savaşmıyoruz ki...İnsanlar bazı yerlere gidebilir bazılarına gidemezler, bazısı hiç bir davete gitmez, bazısı hiç birini kaçırmaz... Yani herkesin hayatı başka. Kimi hiç sevmiyordur diğeri ise aşıktır bu ortamlara. Tüm bunlar için kim kimi nasıl kınayabilir? Kınamayı geçtim bu misilleme durumu nedir.? Sosyal yaşam zaten insana mutluluk veren, paylaşıldıkça çoğalan, ruhlara iyi gelen, sinerji yaratan, enerji yayan bir şey olmalı. Bizler bunda dahi negatif enerji yayabilecek ve etrafımızdakilere yükleyebilecek bir şey bulabiliyorsak gerçekten evimizde oturalım, hatta mümkünse kendimizi bir odaya kapatalım ve insanlara zarar vermeyelim.


Bu arada davetlere negatif, pozitif bir cevap vermemeye de ayrıca değinmek istiyorum. Yani adabı muhaşeret kurallarına göre size bir davetiye geldiğinde kendi takviminize göre buna bir cevap verirsiniz. Evet gelebiliyorum ya da hayır gelemiyorum gibi... Ve bunu davete 1 saat kala yapmazsınız. Çünkü yeriniz ona göre ayarlanıyordur, ikramlar ona göre ayarlanıyordur, kapı giriş listeleri basılıyordur, koltuk sayısından tutun çatal bıçak ve kadeh sayısına kadar tüm detaylar size göre hazırlanıyordur. Bu eğer izlenecek bir davet ise defile gibi, sunum gibi oturacağınız yere isminiz konuyordur ki siz rahat bir yerden izleyebilin. Adınızın bir şeye yazılıp koltuğunuza iliştirilmesi dahi bir emektir. Geleceğim deyip haber bile vermeden gitmiyorsanız size tutulmuş o yer yüzünden birileri ayakta kalıyordur. 


Aslında yazacak şeyler daha var ama kısaca;

Davetinizin gününü, saatini zamanını lütfen akıllıca ayarlayın sonra insanlar gelemeyince gönül koymayın.

Her davete herkes gelemez gelemeyene siz gitmemezlik etmeyiniz.

Bir modacı bir modacının davetine gidebilir ve hatta gidip destek olmalıdır. Bu fashion week te Zeynep Tosun Aslı Filinta' yı çılgınca alkışlıyordu mesela nasıl hoşuma gitti anlatamam. Lütfen bu kadar kasmayalım bu hayatı.

Davete evet ya da  hayır şeklinde ve vaktinde cevap veriniz ve çok acil bir durum olmadıkça haber vermeden aksi şekilde davranmayınız. Ardındaki emeğe saygı gösterelim.

Tüm dünya yaşamının aslında bir davet olduğunu, hiç bir şey için gönül koymaya ya da gönül kırmaya gerek olmadığını, sadece çok kısa bir an için burada olduğumuzu hep hatırlayalım.

Bize yapılmasını istemediğimiz bir şeyi lütfen başkasına yapmayalım..

Emeğe saygı gösterelim..

İnsana saygı Allah' a saygıdır yasasını hep hatırlayalım.


Bu gibi ufak gibi görünen aslında büyük olan dikkat edeceğimiz bazı noktalar inanın ki insanların işini, emeğini, dev bir organizasyonu, maden manen o geceyi, o geceye katılan insanları, o gece orada çalışacak insanları çok ama çok etkileyecektir. 


Bu dünyada attığımız her adım  ve bıraktığımız her iz hep pozitif ve yapıcı olsun...

10238
16