Ekim sayımız çıktı! 


Dergimizin 124. sayısı 1 Ekim'den itibaren D&R, Remzi ve İnkilap Kitabevi gibi seçkin satış noktalarında.


DERGİMİZİ TURKCELL DERGİLİK, TÜRK TELEKOM E-DERGİ VE QUALITYOFMAGAZINE.COM ONLİNE PLATFORMLARINDAN OKUYABİLİRSİNİZ!


Keyifli okumalar!


Şifremi Unuttum
Kaydol

Gizle
PM`de bir gece

Reha Arar


PM`de bir gece

Bu ay ki Salih-Reha buluşmasının yeri Maslak PM idi fakat bu sefer ilave bir konuğumuz da vardı; dergimize en son katılan yazarımız Uzman Psikolog Yelda Başaran. Gider gitmez çok sevdiğim bir dostum olan Ali Ağaoğlu’nu görmek bu buluşmaya bambaşka bir renk kattı. 


Maslak 1453’ün yaratıcısı Ali Ağaoğlu ile birkaç sene önce bir yılbaşını Kıbrıs’ta beraber geçirmiştik. Bu defa da bol bol sohbet etme imkânımız oldu. Yine eski bir dost olan duayen turizmci Rose Kar Hanımefendi ile de görüşme imkanı buldum. En kısa zamanda tekrar buluşmak üzere ayrıldık. 


Mekânın sahibi Ferruh Taşdemir eski bir dost, televizyonlardan zaten ona aşinayız. Mekanın konsept ve yeme içme danışmanlığını yapan Ali Ünal ile şehre Avrupai bir eser kazandırmışlar. İnşallah aileye yeni katılan İşletme Müdürü Barış Ekinci ile daha da güçlenirler.  


Kaliteli yemek ve dinlenebilir müzik ikilisinin ilk bölümünde enginar, avokado ve karides üçlemesi başarılıydı. Tahıl salatası iyi bir seçim olmasına rağmen mutfak şefi Yüksel Önal’ın sosu üzerinde, biraz daha çalışılması gerekir diye düşünüyorum. Fakat daha sonra gelen ve dereotlu yoğurt sosuyla sunulan etli pazı sarma tek kelimeyle muhteşemdi. Yine ara sıcak olarak salon şefi Serkan Polat’ın zarif sunumuyla gelen porçini mantarlı risotto, kendine özel sosu ile beğeni topladı. 


Ana yemeklerde iki değişik tat denedik. Birincisi kuzu incik, diğeri ise dana iliği eşliğinde baharatlı biftek oldu. İnciği o kadar beğendim ki tarifini yazımın altında bulacaksınız. Baharatlı biftek ise sevgili Salih Keçeci’den geçer not aldı. Bu arada şef barmen Recep Barış Ekinci’nin de artistik kokteyllerini ihmal etmemek lazım. 


En son gelen tatlı ise hepsinden daha başarılı ve değişikti. Adeta bildiğimiz babadan kalma kabak tatlısının üniforma giydirilmiş versiyonu misali, altına portakallı ince bir pandispanya, yatak olarak kullanılmış, onun üzerine maskarpone peynirinden yapılmış bir krema dökülmüş. En önemlisi ise kabağın üzerine ceviz yerine karamelize granola kullanılmıştı ve cidden çok yakışmıştı. 


Yemekten sonra sohbet ettiğim Ferruh Bey’den PM’in büyümesi ile ilgili aldığım bilgi, gelecek ay komşu blokta bir nargile ve atıştırmalık yemeklerin bulunduğu bir salonun açılış hazırlığını yaptıklarını, haziranda da Yalıkavak’ta yazlık PM’in açılacağını, ufukta da Ataşehir’in olduğunu öğrendim. Başka ne gibi projeleriniz var diye sorduğumda Avrupa’da ün yapmış bir Ortadoğu zincirinin Türkiye’de ilk şubesinin açılışı üzerinde çalıştıklarını öğrendim. 


Her gece gerek Türk Sanat Müziği gerekse de pop müziği dallarında başarılı seslere imkân vermeleri de beni ayrıca memnun etti. İstanbul’da kaliteli yeme içme piyasası son iki yılda epey değişti. Artık yemek ve müzik ikilisi ön plana çıktı. Gözümün önüne 60’lı yıllarda İstanbul’un vazgeçilmezi, çok popüler olan Tarabya’daki orglu piyanist şantörlü restoranlar geldi. Bu tarz alışkanlıkların da tekerrürden ibaret olduğunu düşündüm. 


Kutu olacak / Kuzu İncik Tarifi


İncikler, ince ince doğranmış soğanla 12 saat ağır ateşte pişirilir. Daha sonra karamelize edilen bu soğanlardan yapılan sosla kısa bir süre pişirilen ya da fırınlanan ve sosunun bir kısmı çektirilen etler, tercihen kereviz püresi ya da patates püresiyle servis edilebilir. 

183
11