Ağustos sayımız çıktı! 


Dergimizin 132. sayısı 1 Ağustos'dan itibaren D&R, Remzi ve İnkilap Kitabevi gibi seçkin satış noktalarında.


DERGİMİZİ TURKCELL DERGİLİK, TÜRK TELEKOM E-DERGİ VE QUALITYOFMAGAZINE.COM ONLİNE PLATFORMLARINDAN OKUYABİLİRSİNİZ!


Keyifli okumalar!


Şifremi Unuttum
Kaydol

Doğan Sigorta Brokerlik CEO’su ve Tara Kitap Kurucusu Selcen Gür, pandeminin etkilerini Quality için değerlendirdi

31.05.2020

Doğan Sigorta Brokerlik CEO’su ve Tara Kitap Kurucusu Selcen Gür ile tüm dünyayı etkisi altına alan korona salgının sektörel etkilerini, değişen çalışma koşullarını ve sürecin aile yaşantısına yansımalarını konuştuk.


Bize kısaca kendinizden ve eğitim kariyer süreçlerinizden bahseder misiniz?

İstanbul Erkek Lisesi’nin ardından İstanbul Üniversitesi’nde İşletme okudum. Aynı dönemde Almanca’dan iki kitap çevirisi yaptım ve Cosmopolitan Dergisine yazılar yazdım. Üniversiteden sonra sosyoloji üzerine master yapmak için İngiltere’ye gittim ve ‘Türkiye’nin Batı Avrupa’daki İmajı’ hakkında bir tez yazdım. Türkiye’ye döndüğümde Turizm Bakanlığı’nda ‘Türkiye’nin Yurt Dışı Tanıtım Projeleri’nde görev aldım. Yaklaşık 3 yıl kadar bakan danışmanı olarak Türkiye Tanıtım Projeleri’nde çalıştım. 

2003 yılında aile işimiz olan Doğan Sigorta Brokerlik’te çalışmaya başladım, önümüzdeki yıl inşallah şirketimizin sektördeki 40. Yılını kutlayacağız. Sigortanın yanı sıra, kurucusu olduğum Tara Kitap adlı yayınevim için projeler üretmeye, sosyal sorumluluk çalışmaları yapmaya devam ediyorum. 


Siz aynı zamanda Sigorta Brokerler Derneği Başkanısınız. Korona salgını sebebiyle zor günler yaşadığımız bu dönemde sigorta sektörü olarak bu süreçle nasıl baş ediyorsunuz?  

Sigorta sektörü bu döneme en hızla uyum sağlayan sektörlerden biri oldu. Türkiye’de ilk vakanın görüldüğü hafta uzaktan çalışma sistemine geçildi ve hiçbir aksama yaşanmadan bugünlere gelindi. Salgın hastalıklar özel sağlık sigortasında kapsam dışı olmasına rağmen Türkiye’deki sigorta şirketleri ortaklaşa bir karara imza atarak Covid-19’la ilgili teşhis ve tedavi masraflarını ödeyeceklerini açıkladılar. Hatta sadece özel sağlık sigortalılar için değil tamamlayıcı sağlık sigortası olanlar için de Covid-19’u teminata aldılar. Bu biz brokerler için de çok sevindirici bir karar oldu, böylelikle bizler de müşterilerimize gönül rahatlığıyla teminatta olduklarını söyleyebildik. En önemlisi de bu karar sayesinde sigorta sektörüne duyulan güven pekişmiş oldu. 




Salgının sigorta yaptırma talebinde nasıl bir etkisi oldu? 

Salgın öncesi dönemde sağlık sigortası için teklif alan müşterilerimiz salgından sonra hızla poliçelerini yaptırdılar. Sağlık sigortasının mantığı sağlıklıyken yaptırmaktır ki, poliçeniz başınıza gelecek olan hastalıkları kapsasın. Özel ve tamamlayıcı sağlık sigortalarına olan ilgideki artışın yanı sıra eğitim giderleri sigortası, siber saldırı sigortası ve devlet destekli alacak sigortaları da merak edilmeye başlandı. Ekonominin de zora girdiği bu dönemde özellikle KOBİ ler alacak sigortaları ile ilgileniyorlar.


Bu süreçte sigorta müşterileri için ne gibi tavsiyeleriniz olacak?

Kurumsal müşterilere tavsiyem Covid öncesi dönemde sigortalanmış olan tüm emtea ve stoklarının sigorta bedellerine bakmaları olacaktır. Stokların şiştiği bu dönemde poliçeniz daha önceki düşük stok bedelinden sigortalıysa hasarda sıkıntı yaşanır. O yüzden bedelleri revize etmek gerekiyor. Aynı bedel revizesi ‘kur farkları’ dikkate alınarak da ayrıca yapılmalıdır. Yabancı para birimiyle satın aldığınız makine veya ekipmanlarınızı TL ye çevirerek sigortaladığınız ve primini TL olarak ödediğiniz kıymetlerinizi de kur artışına göre yeniden değerlendirmelisiniz. 


Çalışma düzeninde ne gibi değişiklikleriniz oldu?

Tüm sektörümüz gibi ben de Mart ortasında evden çalışmaya geçtim. Haftada bir veya iki kez ofiste az sayıda kişiyle toplantılar yaptık, onun dışında hep evdeydim. Evde iken iş de yapıyor olsanız çocuklarınızın gözünün önünde olduğunuz için sizinle oynamak ya da vakit geçirmek istiyorlar. ‘Çalışıyorum’ cevabı onlara pek bir şey ifade etmiyor. O yüzden ilk on beş gün bu yeni düzene uyum sağlamakta zorlandık. Sonrasında ister istemez alıştık tabii. 


Tatil edilen okullar sokağa çıkma kısıtlamaları, bu sürecin aileniz açısından etkileri nasıl oldu?

Çocukların çok sıkılıp bunalacağını sanıyordum ama tahmin ettiğim kadar olmadı. Hatta evde olmak ve anne babayla sürekli birlikte olmak hoşlarına bile gitti. Oğlanlar online eğitim dışında kalan zamanlarda evde spor yaptı, playstation oynayıp film izleyerek vakit geçirdi. Kızım ise daha küçük olduğundan onunla bol bol evcilik oynadık, kek pişirdik, mısır patlattık, çizgi film izledik. Ailecek evde olmak çok güzel ancak evden çalışmak zormuş. Ben ev ve işi fiziksel olarak ayırmanın daha doğru olduğunu düşünenlerdenim. 



RÖPORTAJIN DEVAMI VE ÇOK DAHA FAZLASI İÇİN TIKLAYIN

13