Temmuz sayımız çıktı! 


Dergimizin 145. sayısı çıktı.


DERGİMİZİ TURKCELL DERGİLİK, TÜRK TELEKOM E-DERGİ VE QUALITYOFMAGAZINE.COM ONLİNE PLATFORMLARINDAN OKUYABİLİRSİNİZ!


Keyifli okumalar!


Şifremi Unuttum
Kaydol

Dünyagöz Ataköy Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Haluk Talu, katarakt operasyonlarında uygulanan son teknolojileri anlattı

01.05.2021

Gözün içindeki şeffaf doğal lensimizin bulanıklaşmasıyla kendini gösteren katarakt görme seviyemizi ve kalitemizi azaltır. Kataraktın ilaçla tedavisi mümkün değildir, yegane tedavisi ameliyattır. İlerleyen yaşlarda yaygınca karşılaştığımız kataraktın ameliyatı, uygun gözlerde teknolojinin verdiği imkanlarla artık refraktif bir cerrahi haline gelmiş durumda. Dünyagöz Ataköy Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Haluk Talu,  katarakt operasyonlarını en yeni teknolojileri kullanarak, refraktif prensiplerle yapıp, uygun hastalarda gözlüksüz yaşam sağlamaya gayret ettiklerini söylüyor. 


Yaygın bir göz rahatsızlığı olan genellikle 60 yaş ve üzeri bireylerde nadiren de bazı durumlarda doğuştan, ailesel olarak, travmaya, ilaç alımına veya sistemik bazı hastalıklara bağlı olarak genç yaşlarda da görülebilen katarakt ile ilgili tüm merak edilenleri Dünyagöz Ataköy Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Haluk Talu ile konuştuk. Katarakt operasyonları ile refraktif cerrahiyi birleştirerek hastanın göz ile ilgili bütün sorunlarını yeni teknolojinin sunduğu imkanlar sayesinde tedavi ederek göz sağlığını ve gözlüksüz yaşamı yeniden kazandıran ve bu zamana kadar gerçekleştirdiği sayısız cerrahi operasyonla mesleğinde önemli tecrübeler edinen Op. Dr. Haluk Talu ilk olarak kataraktın ne olduğunu ve belirtilerini “Katarakt, göz bebeğimizin ardında bulunan doğal lensimizin şeffaflığını yitirmesidir. Gözümüzün içindeki lensimiz görüntünün görme merkezine düşürülebilmesi amacıyla kırıcılık kuvveti olan bir dokudur. Doğal lensimiz uzağa bakarken 10 numaralık bir kırıcılığa sahiptir. Ayrıca lensimiz yakına bakarken bir uyum refleksiyle 3 numara daha güçlenip yakını da gözlüksüz görmemizi sağlar. Kırklı yaşlarla birlikte uyum refleksimiz zayıflamaya başlar ve okuma gözlüğü kullanmaya başlarız.  Lensimizin şeffaflığı bozuldukça, yani katarakt geliştikçe görmemiz azalmaya başlar. Kataraktla birlikte renkler de solmaya başlar. Bazı katarakt tipleri gece görmemizi azaltır. Bazı katarakt tipleri ise yoğun ışık altında kötü görmemize, farlarda veya sokak lambalarında saçılmalar ya da hareler görmemize sebep olur. Kataraktın son aşamasına geldiğimizde artık ışıktan başka bir şey göremez hale geliriz’ diye anlatıyor. 




Kataraktın ilaçla tedavisinin olmadığını, yegâne seçeneğimizin cerrahi operasyon olduğunu belirten Op. Dr. Haluk Talu, “Cerrahi operasyonla şeffaflığını kaybetmiş lensi alıp yerine yeni suni bir lens yerleştiriyoruz. Aslında, operasyonla gözün içindeki kataraktı alırken lensin tamamını almıyoruz. Lensin önündeki kapsülü soyuyoruz. İçerideki kataraktı fako cihazıyla küçük parçalara kırıp emiyoruz. Kalan lifleri temizledikten sonra doğal lensimizin arka kapsüler kesesi yeni lensin yerleştirilmesi için korunmuş oluyor. Bu kapsül torbasının içine de yeni lensi yerleştiriyoruz. Bu operasyon damla anestezisi altında yapılıyor. Genellikle 2.2 mm gibi çok küçük bir kesiden girip gerçekleştirdiğimiz ve mikroskop altında yaptığımız bir ameliyat. Bu ameliyatın ileri düzey yapılan bir mikro cerrahi olduğunu da söyleyebiliriz. Cerrahi operasyonu yaparken yüksek teknolojilerden faydalanıyoruz. Bu teknolojilerin başında da 25 yıldır kullanılan Fako cihazı yer alıyor. Fako cihazı çok küçük bir kesiden girip lensi almamızı sağlayan ve ultrasonik enerjiyle çalışan bir sistem. Lensi ultrasonik enerjiyle kırıp, parçalara ayırıp emerek dışarıya alan bir sistem.” diyerek ameliyatın inceliklerinden bahsediyor.  


Katarakt tedavisine kolaylık sağlayan Femtosaniye lazerden de bahseden Op. Dr. Talu,

“Femtosaniye lazer bizim cerrahi olarak manuel yaptığımız bazı aşamaları gerçekleştirebiliyor. Örneğin göze girişler, lensin önündeki kapsülünün soyulması ve lensin çekirdeğinin parçalara ayrılması işlemini lazerle yapabiliyoruz. Bunlar tabi ki bize çok büyük kolaylıklar sağlıyor. Yeni koyacağımız lensin merkezlenmesinde de bize çok büyük bir avantaj getirdi. Bunların yanı sıra astigmatı olan hastalarda astigmatlı lensler kullanıyoruz. Fakat astigmatlı lenslerin yetmediği durumlarda veya astigmatlı lens kullanmak istemeyen doktorlar femtosaniye lazerle astigmatik kesiler yaparak o astigmatı da düşürebiliyorlar. Katarakt ameliyatlarında tanı aşamasında da bize çok büyük fayda getiren cihazlar çıktı. Onların sayesinde bugün göze dokunmadan gözün içine takacağımız lensin numarasını saptayabiliyoruz. Lensin kaç numara olacağını, astigmatlı olup olmayacağını belirliyoruz. Operasyon yapmadan önce her şeyi hesaplamak zorundayız.” diyor.  




“Katarakt ameliyatı artık yalnızca katarakt ameliyatı değil”

Katarakt ameliyatları ile refraktif cerrahi arasındaki bağın önemine de değinen Op. Dr. Talu, “Katarakt cerrahisini biz artık refraktif katarakt cerrahisi olarak değerlendiriyoruz. Refraktif cerrahi gözdeki kırma kusurlarını ortadan kaldırmayı amaçlar. Kataraktı biz bununla birleştirmiş durumdayız. Katarakt operasyonu yaptığımız hastaların isteğine göre aynı zamanda gözlüksüz bir şekilde görmelerini sağlamak istiyoruz. Aynı zamanda astigmat sorunlarını da ortadan kaldırmayı amaçlıyoruz. Katarakt ameliyatı artık yalnızca katarakt ameliyatı değil, bununla birlikte gözlüklerden de kurtulma ameliyatı haline geldi. 



16