Eylül sayımız çıktı! 


Dergimizin 147. sayısı çıktı.


DERGİMİZİ TURKCELL DERGİLİK, TÜRK TELEKOM E-DERGİ VE QUALITYOFMAGAZINE.COM ONLİNE PLATFORMLARINDAN OKUYABİLİRSİNİZ!


Keyifli okumalar!


Şifremi Unuttum
Kaydol

Prof. Dr. Berrin Pehlivan, Levent'te açtığı BP Klinik'i ve verilen hizmetleri Quality'e anlattı

01.08.2021

Pandemi öncesi sağlıklı yaşama arzusu bir tür moda gibiyken, pandemi ile zorunluluk haline geldi.


50 soruda kanser kitabının da yazarı olan Prof. Dr. Berrin Pehlivan, geçtiğimiz yıl Levent’te, kanser başta olmak üzere kronik hastalıklar ile ilgili, takip, tedavi ve sağlıklı yaşam yönetimi alanında hizmet veren bir klinik açtı; “BP Klinik.” Berrin Hanım, bu klinikte “Kişiye özel Sağlık” mottosuyla, Kanser başta olmak üzere, tüm kronik rahatsızlıklara karma disiplinlerden uzmanlarla hizmet veriyor. Prof. Dr. Berrin Pehlivan ile BP Klinik’te buluştuk . Ülkemizde benzerine pek rastlanmayan, karma disiplinlerden hekimler ve uzmanlarla “kişiye özel sağlık, kişiye özel onkoloji” mottosuyla hizmet veren bir yer BP Klinik. Tedavi etmeye alışmış sağlık sisteminin aksine, insanlara hasta olmaması için de yardım ediyor.




Prof. Dr. Berrin Pehlivan Radyasyon Onkoloğu, 2000 yılında Hacettepe Üniversitesi’nden mezun olup, uzmanlığını da aynı üniversiteden aldıktan sonra 4.5 yıl boyunca Fransa’da ve İsviçre’de çalışmalarını sürdürdü. Yurda döndükten sonra MBA yaptı. Halen Bahçeşehir Üniversitesi Öretim Üyesi.  İngilizce ve Fransızca bilen Prof. Dr. Berrin Pehlivan, ‘50 Soruda Kanser’ kitabını yazdı. Aynı zamanda Milliyet Gazetesi’nde ‘Bilim Günlüğü’ adı altında köşe yazarlığı yapıyor. 

Bu klinik Milliyet Cadde’deki okurlarına bir teşekkür gibi diyor Pehlivan; “Uzun süredir çağrıldığım her kanalda, “50 Soruda Kanser” kitabımda ve yazılarımda ısrarla tekrarladım; Lütfen sağlığı alışkanlık edinin. Kanserin ve diğer kronik hastalıkların tedavisi kadar önemli süreçleri var. Öncesi, tanısı, tedavisi ve mutlaka sonrası var. Lütfen ilgili her disiplinden meslektaşlarımın fikirlerini alın, hastalığa bir ekiple karşı koyun, tedavi sonrası yaşam konforunuzu panikle feda etmeyin. Bana adres sormadılar, “sen bu konuda ne yapıyorsun?” demediler. Ama ben demek zorundaydım ve sonunda en azından kendi üzerime düşeni yaptım ve bu kliniği açtım. 




Yeni yüzyılda sağlıklı kalabilmek de artık kişiye özel!

Pandemi öncesi sağlıklı yaşama arzusu bir tür moda gibiyken, pandemi ile zorunluluk haline geldi. Artık hastalıkların pek azının kalıtsal olduğunu, kanser başta olmak üzere birçok hastalığın sebebinin seçimlerimiz olduğunu biliyoruz. Yine bildiğimiz bir gerçek, sağlığımızı, dedikodulara göre değil farklılıklarımıza göre davranarak yoluna koyabileceğimiz. Hayat tarzımızı, stilimizi, yediklerimizi, içtiklerimizi ve deneyimlediğimiz her şeyi şuna buna değil de gene göre seçmemiz gerektiği. Yani hepimize iyi gelecek bir ilaç, bir tedavi, bir yaklaşım yok!


Genetik testler ile ne yapıyoruz?

Öncelikle genel sağlık durumunuzu; kilonuzu, detoks kapasitenizi, kalp damar, kemik sağlığınızı, fiziksel ve ruhsal zindeliğinizi analizlerle ayrı ayrı belirliyor, bir sağlık haritası gibi masaya açıyoruz. Ardından yaşam şekliniz ve genetik geçmişiniz ile genel durumunuzun analizini yapıyoruz. Tüm bu bilgiler, hayat tarzınızın ve beslenmenizin ne şekilde devam etmesi gerektiğini gözlerimizin önüne seriyor. 


Kalıtımsal durumunuzu yani ailenizden size aktarılan genleri değiştiremiyoruz ama seçimlerinizle zaten mutasyona uğrayan ve hastalıkları yaratan genlerinize en uygun yaşam şeklini yaratabiliyoruz. Genetik testler ışığında belirlediğimiz ideal gereksinimleriniz ile genlerinizin optimal aktivasyonunu sağlayabiliyoruz.




Hayat kalitemizi, sağlığımızı, yaşlanma sürecimizi belirleyen zaman içerisinde genlerimize nasıl davrandığımızdır. Vücudumuza aldığımız besinlere veya karşılaştığımız kimyasallara nasıl tepki vereceğimizi genlerimiz belirler. Hücrelerimizde milyonlarca enzimatik reaksiyon olmaktadır ancak bu hepimizde aynı işlemiyor. Nasıl işlediğini veya bazı mekanizmaların işlemediğini önceden belirlemek sizin yaşam biçiminizi en doğru şekilde seçmenizi sağlayacaktır. Neyi yiyip neyi yememeniz gerektiğini, aldığınız ilaçlardan ne kadar faydalanacağınızı ve daha bir sürü detayı bırakın genleriniz söylesin! Çünkü onlar, sosyal medyada ve ekranlarda her gün neler yapmanızı ve ne tüketmeniz gerektiğini söyleyen üçüncü şahıslardan daha bilgili ve daha çok “olayın içinde”. 


Genetik testlerin nerede nasıl yapıldığı ve yorumlayan kişilerin bilimsel ehliyeti ve geçmişi de dikkat edilmesi gereken bir diğer konu. Biz halihazırda genetik biliminden fazlasıyla yararlanmaya başladık. Genetik hakkında bildiklerimizin tüm testleri ve yorumcuları standardize etmesini sağlayacak kadar da gelişmediğini, bu yüzden de güvenilir laboratuvarlara ve analiz okuyucularına ihtiyacınız olduğunu özellikle eklemem gerek.





16