Aralık sayımız çıktı! 


Dergimizin 150. sayısı çıktı.


DERGİMİZİ TURKCELL DERGİLİK VE TÜRK TELEKOM E-DERGİ ONLİNE PLATFORMLARINDAN OKUYABİLİRSİNİZ!


Keyifli okumalar!


Şifremi Unuttum
Kaydol

Dijicom Group’un sahibi Sabri Yiğit ve Yönetim Kurulu üyesi eşi Hamiyet Hanım, Ortaköy sırtlarındaki Yooistanbul projesindeki evlerinin kapısını ilk kez Quality için açtılar

01.10.2021

38 yıllık evliyiz, hayatın inişleri, çıkışları olur. Önemli olan karşılıklı diyalog, anlayış, fedakârlık ve zaman. Biz birbirimizin en büyük şansıyız


Elektronik, inşaat, temizlik ürünleri ve küçük ev aletleri sektörlerinde yatırımları bulunan Dijicom Group’un sahibi Sabri Yiğit ve Yönetim Kurulu üyesi eşi Hamiyet Hanım, 38 yıllık mutlu evliliklerini ikiz çocukları Gurur ve Yiğitsoy (24) ile taçlandırdı. Hamiyet-Sabri Yiğit çifti, “Birbirimizin en büyük şansıyız” diyerek evliliklerini özetliyor. Yiğit ailesi dünyaca ünlü tasarımcı Philippe Starck imzalı Ortaköy sırtlarındaki Yooistanbul projesindeki evlerinin kapısını ilk kez Quality için açtılar ve ailece poz verip, iş ve aile yaşamlarını anlatılar…    



 

Sabri Bey, sohbetimize Digicom’dan başlamak istiyorum.  Digicom bünyesinde hangi şirketler var ve ne tür hizmetler veriyorsunuz?

Babamın yanında yetiştim ama 40 yılı aşkın bir süredir karar verme sürecini yöneten bir tecrübeye sahibim. Dededen gelen şirketimiz Yiğit Gold. Türkiye’den Rusya’ya ilk canlı hayvan bağlantısı yapan benim dedemdir. Mevcut şirketimiz ise 27 yıllık geçmişi olan Digicom.   


Digicom, Global dünya markalarının Türkiye ayağı oldu. Pioneer, Sharp ve LG. Bunun yanında Kyoto protokolü çerçevesinde Avrupa ve Türkiye’deki ilk yüzde 100 doğada çözünür yatırım olan Parex temizlik ürünleri üreten şirketimiz var. Kimyasal olmayan temizlik ürünleri, mutfak yardımcıları, çöp torbaları ve ev gereçleri kategorisinde faaliyet gösteriyor. Hızlı Tüketim Ürünleri sektörüne inovatif ve yüksek kalitede ürünler sunmayı kendine misyon edinen Parex’in Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesinde 10 bin metrekare alan üzerinde üretim yapan fabrikası bulunmaktadır. Dünya devlerinin yer aldığı hızlı tüketim ürünleri pazarına, tamamen yerli sermaye ile giren Parex kısa sürede sektörün lideri konumuna geldi. Parex biryandan büyürken biryandan da geliştirdiği inovatif ürünler ile Türkiye'deki FMCG pazarını da büyüttü. Parex, Digicom çatısı altında gerçekleştirdiği ihracat operasyonuyla 60 ülkeye ihracat gerçekleştirmektedir. Ayrıca Parex Türkiye dahil, 60 ülkede pazar liderli olan bir marka. Endüstri 4.0 ile Türkiye’de üretim yapan 4 kurumdan birisiyiz. 




Daha sonra aileden gelen ticari gelenek olan gayrimenkul yatırımımız ve Say Yapı çatısı altında inşaat işimiz var. Birçok konut, fabrika ve restorasyona imza attık. Araziyi alıp kendi yatırımını gerçekleştiren projeler yapıyoruz. Çok yakında dillere destan olacak bir proje yapacağız. Şu anda bulunduğumuz Yooİstanbul da Say Yapı’nın projelerinden biridir. İstanbul’un göbeğinde, yatay mimari olarak bunun bir benzeri proje daha yok. Şimdi güneş enerjisine yoğunlaşmış durumdayız. Finas alanında Çözüm Factoring adında bir şirketimiz var. Ayrıca İtalyanlar’dan da Conti’yi satın aldık ve elektrikli ev aletleri pazarında adım adım zirveye doğru gidiyoruz... 


Digicom kurulduğu ilk günden itibaren, Türkiye'de yeniliklerin öncüsü konumunda yer almıştır. Girdiği her sektörde başarı hedefinin yanı sıra, giriş yaptığı pazarı büyütmeyi ve yeniliklerle taçlandırmayı da hedef edinmiştir. Bu doğrultuda yıllardır, Türkiye'de birçok yenilik ve inovasyonun lideri olarak büyümeye devam etmektedir.


İkiz kardeşler Gurur ve Yiğitsoy’a aile şirketinde baba ile çalışmanın zorlukları var mı? Fikir çatışmaları yaşanıyor mu? Dediğimizde bakın neler anlattılar; 

Yiğitsoy: Zaman zaman yaşanıyor. Avantajları da var zorlukları da var. Bazen patronun oğlu olmanızdan dolayı defansif davranışlar ve soyutlanmalarla karşılaşabiliyoruz. Ama genel olarak babamın tecrübelerinden yararlanıyoruz.

Gurur: İçinde bulunduğumuz iş kendi işimiz olunca sorumluluk daha çok oluyor. Çünkü iş biterse, kendi işimiz de biter. Çalıştığımız yerde en zor kısım baba ile olan fikir çatışmaları. Babamın verdiği kararların birçoğu doğru karar. Çünkü uzun süren tecrübe sonucu verdiği kararlar. Bizi yönlendirmesi bizim de tecrübe kazanmamızı sağlıyor tabi ki. Ancak bizim fikirlerimizi de dinleyip, kararlarımızı  değerlendiriyor.  Günümüzde ticaret ve iş anlayışı 180 derece değiştiği için, doğal olarak bazı gelişmeleri biz gençler daha erken görüp değerlendirebiliyoruz. Babam da bu gelişmelere ve  fikirlerimize çok açık biri. Biz öneride bulunduğumuzda kendisi değerlendirip uygulamaya koyuyor. Bu nedenle biz çok şanslıyız.   




Hamiyet Hanım nazar değmesin, eşinizle 38 yıllık bir evliliğiniz var. Nasıl geçti bu 38 yıl?

Hamiyet Yiğit: 3 yıl peşimden koştu. Çok genç bir yaşta olduğum için ben biraz nazlandım. Ama daha sonra birbirimizi sevdik ve evlendik. Tabi ki çok kolay geçmedi bu süre. Ama sonuç önemli, iki yetişkin oğlumuz var, yurtdışında eğitimlerini tamamladı geldiler, iş hayatları başladı. Güzel ve mutlu bir aile kurduk.


Hepimizin hayatında zor günler yaşanır. Eminim sizin da aile içinde zaman zaman zor günleriniz olmuştur, bu zorlukları nasıl aştınız?

Özgüven sahibi ve kendisi ile barışık bir hanımefendi olan Hamiyet yiğit, bu sorumuza biraz da ironi yaparak; “Tabi ki her zaman güllük gülistanlık olmuyor hayat. Her aile içinde sorunlar yaşanır. Hayatın inişleri, çıkışları olur. Ancak önemli olan karşılıklı diyalog, anlayış, fedakarlık ve zaman. Bunları üst üste işlediğiniz zaman aşılamayacak bir sorun yoktur. Yalnız kaldığımda da spor yaparak, hobilerle uğraşarak ve her şeyi kafama takmadan kendi haline bırakarak, aramızda yaşanan irili ufaklı sorunları aştık.




Hamiyet Hanım, hobi demişken ne gibi hobileriniz var?

Resim yapmayı severim. Müziğe çok ilgim var, uzun süredir sanat müziği ile ilgileniyorum. Bir koromuz var, sanat müziği söylüyorum.  Ayrıca Karslı olduğum için da özel olarak Azeri müziğiyle de ilgileniyorum.


Sabri Bey, Aile içi krizleri nasıl yönettiniz?

Rahmetli babam Hamiyet’i çok severdi. Normalde çok ciddi bir insandır ama hiç unutmam, sözlendiğimiz günden sonra babamın gözlerindeki bir hafta boyunca mutluluğu gördüm. Kültürel değerlere sahip olmak benim için ciddi ve çok önemli bir avantaj. Anadolu’nun Türk kültürü ve geleneği çok önemli. Etrafımızda görüyorum, çok saçma sapan konular şimdi büyütülüyor, saçma sapan konular yüzünden evlilikler bitiyor, aileler dağılıyor. Bizim çok kutsal ve etik değerlerimiz var, bunun sayesinde atlattık krizleri.

Ayrıca ben zor bir insanım, karakter olarak benim derdimi çekmek çok zor. Bu konuda da Hamiyet Hanım’a saygı duyuyorum, fedakârlığın büyüğünü yapan her zaman kadındır zaten. Aileden gelen ciddi bir ‘Temiz ve dürüst olma’ ilkesi var. Ben onun, bazen ‘Hızır’ gibi imdadımıza yetiştiğini gördüm. Keşke Türkiye daha iyi yönetilebilseydi ve önündeki fırsatları daha iyi kullanabilseydi. Hamiyet Hanım’ın sesine gelince, muhteşem bir sesi var.


Hamiyet Hanım, Sabri Bey’i eleştirdiğiniz yönleri var mı? Varsa neler?

Ona bir şey beğendirmek çok zor. Sabri gerçekten zor bir adam. İşte değil ama evde benim sözüm geçiyor. Ev kadınındır. Öyle olmasa zaten problem olur. Sabri de bunu bilip kabullenmiş durumda o yüzden de evde bir sorun yaşamıyoruz.

Sabri Bey araya girerek,  “Kapının dışındaki Sabri başka, evin içindeki Sabri bambaşka. Ayrıca çok da iyi yemek yaparım.  ”


Mutfakla aranızın çok iyi olduğunu biliyorum. Yemek yapma zevkiniz nereden geliyor?

Tabii ki mutfakla aram çok iyidir. Hamiyet ile evlendiğimizde ben şaşırıyordum. Yeni evlenen arkadaşlarımın bazen aç kaldığını duyuyordum. Evde her şeyleri varken peynir ekmek yediklerini çok bilirim. Hamiyet’ten mutfakta çok iyidir, bu mutfak zevki de ondan bulaştı bana. 


Sabri Bey, siz sosyal faaliyetlerde de bulunan bir iş insanısınız, üye olduğunuz vakıf ve dernekler var ve bildiğim kadarı ile özellikle de eğitim alanında çok güzel şeyler yapıyorsunuz, anlatır mısınız? 

Evet doğru. Bir dönem Kars-Ardahan-Iğdır Vakfı başkanlığı yaptım. 1100 öğrencimiz var şu anda. Sadece Tıp Fakültesi’nde okuyan 58 tane kız öğrencimiz var. Vakfımız, Türkiye’nin en nadide, en seçkin vakıflarından birisidir. Ayrıca vakfımızın çok iyi bir gayrimenkul portföyü var. İsmail Aytemiz gibi çok değerli hemşerilerimiz hem maddi hem manevi destek verdiler. Bizim vakıfta sadece 1 dönem başkanlık yapılıyor. Sonra başka bir hemşerimiz başkanlık yapıyor. Ben de 1 dönem bu başkanlık görevi yaptım. Biz Kars-Ardahan Vakfında özellikle eğitim alanında çok ciddi hizmetler veriyoruz. Türkiye’de ki profesör oranı, Kars-Ardahan-Iğdır’da, Türkiye ortalamasının 5 katıdır. Latin alfabesine geçtikten sonra, açık ara okuma yazmada bir numara bu bölgedir. Daha sonra Tunceli, ardından da Artvin gelir. 

Aynı zamanda Türkiye’deki Azerbaycanlı İş Dünyası Yönetim Kurulu’ndayım. Bu dernek SOCAR’ın himayesinde. SOCAR, bildiğiniz gibi Türkiye’deki en büyük yatırımı tek kalemde yapan Azerbaycan devlet şirketidir. 22 milyar Dolar’a Petkim’i satın almıştır. Genel olarak oradan gelerek burada yatırım yapıyorlar. Türkiye’ye en çok yatırım yapan ülke de Azerbaycan’dır. Sürekli oradan buraya güzel yatırımlar geliyor.




Sabri Bey, ileriye dönük hedefleriniz nedir? Emekli olup kafa dinlemek mi, el ayak tuttuğunca çalışmak mı? Nedir planlarınız?

Çok iyi tanıdığım bir dostum vardı. O da çalışarak yaşlandı. Bir gün ona ‘Emekli olmayı düşünüyor musun’ diye sordum. 70 yaşını geçmişti o dönemde. ‘Evet  iki, üç kez denedim olmadı. Ben muhtemelen ya havalimanında ya da uçakta öleceğim’ demişti. Allah sağlıklı ömürler versin, hala işinin başında. Bizim gibi insanlar, iş ile motive oluyor. 


Bugüne kadar devletle bir tane işimiz olmadı. Biz bugüne kadar hiç bir devlet bankasından 5 kuruş kredi kullanmadık. Yaptığımız iş; zeka, akıl, inovasyon ve teknolojiyi takip etmek. Çok şükür temiz, düzgün ve ilkeli duruşumuzla bugünlere geldik. 


Digicom bünyesinde şu anda 1400 kişi çalışıyor. Bu kadar insana istihdam sağlamak çok önemli. Türkiye bunun daha iyilerine layık. 2024-2025 yılında yeni yatırımlarla herhalde bu sayıyı 1800-2000’e çıkarırız diye düşünüyorum.


Hamiyet Hanım, kadınların ileriye dönük hayalleri daha farklı olabiliyor. Sizin var mı böyle hayalleriniz?


Aslında hayallerimden bahsetmeyeyim. Bir gün hayallerimi gerçekleştirdikten sonra konuşuruz. Ama Sabri Bey’in emekli olmasını dört gözle bekliyorum. Ben yaratıcılık yönümü kullanarak ortaya bir şeyler çıkarmak istiyorum. Bu yemek olabilir, müzik olabilir, spora yönelik bir şey olabilir. Kısmet artık…


14