Aralık sayımız çıktı! 


Dergimizin 162. sayısı çıktı.


DERGİMİZİ TURKCELL DERGİLİK, TÜRK TELEKOM E-DERGİ VE QUALITYOFMAGAZINE.COM ONLİNE PLATFORMLARINDAN OKUYABİLİRSİNİZ!


Keyifli okumalar!


Şifremi Unuttum
Kaydol

Medicana Çamlıca Hastanesi Girişimsel Radyoloji Uzmanı Uzm. Dr. Erkan Demirci, girişimsel radyoloji ile ilgili merak edilenleri anlattı

02.09.2022

Önce söze kısaca girişimsel radyolojiyi kısaca tanımlayarak başlayalım. Girişimsel radyoloji denilince görüntüleme yöntemleri kullanılarak tanı ve tedaviye yönelik müdahaleler akla gelir. Radyolojinin diğer dallarından farkı da işte buradadır. Diğer dallarda radyolog elde edilen tetkiki değerlendirirken girişimsel radyolojide hasta vücudu üzerinde bizzat müdahale gerçekleştirir. Tanıya yönelik işlemlerin arasında görüntüleme kılavuzluğundaki biyopsiler (herhangi bir cilt kesisi oluşturmadan) ya da koroner anjiyografi dışındaki tüm anjiyografiler (damar görüntülemeleri) sayılabilir. Tedaviye yönelik işlemler ise tıkalı veya daralmış damarların açılmasından, tümör tedavisine, beyin kanamasına yol açmış anevrizma (damardaki baloncuklaşma)dan, idrar veya safra kanallarındaki tıkanıklıkların açılmasından, vücut boşluklarında biriken sıvıların boşaltılmasından, bacaktaki varislerin tedavisine kadar çok geniş bir alanı kapsar.


Periferik Girişimsel Radyoloji: Damar içi ve Damar dışı müdahaleler

Periferik girişimsel radyoloji, radyolojik görüntüleme yöntemlerini kullanarak kalp ve beyin dışındaki damar veya damar dışı müdahalelerin tamamını kapsar. Bu müdahaleler tanı ve tedaviye yönelik olabilir. Damarlarla ilişkili işlemler vasküler girişimsel radyoloji, damar-dışı işlemler ise nonvasküler girişimsel radyoloji adlandırırız. Kalp dışındaki anjiyolar, damar tıkanıklıklarının giderilmesi ve embolizasyon işlemleri vasküler girişimsel radyolojide uygulanan yöntemler, vasküler girişimsel radyolojide kalp ve beyin anjiyoları dışında kateter ile gerçekleştirilen tanı amaçlı tüm anjiyografiler, santral damar yolu açılması gibi işlemler, tüm atardamar veya toplardamar sisteminde gelişebilecek tıkanıklık ve daralmaların tedavileri ile “embolizasyon” adı verilen işlemleri kapsar. Bir çeşit tıkama işlemi olan embolizasyonda amaç fazladan doluş gösteren damarsal yapıların tıkanmasıdır. 


Damar tıkanıklıklarının giderilmesi 

Tıpta ateroskleroz adını verdiğimiz “damar sertliği” hastalığında vücutta tüm damarlarda farklı derecelerde plak adı verilen oluşumlar gelişir ve tıpkı kireçle kaplanan borular gibi zamanla damarda ciddi daralmalara yol açar. Ateroskleroz kalp, boyun ve beyin damarlarını tutabildiği gibi, böbrek ve diğer iç organların damarlarını, ve özellikle bacak damarlarını da sıklıkla ilgilendirebilir. Özellikle böbrek damarlarını ilgilendirdiğinde çok sayıda tansiyon ilacı kullanımına rağmen düşmeyen yüksek tansiyon ortaya çıkabilir ve bu darlıklar giderildiğinde yalnızca böbrek fonksiyonlarının düzelmesi sağlanmaz aynı zamanda kan basıncının da normale dönmesi sağlanabilir.


Toplumda oldukça sık görülen bacak ve ayak atardamarlarındaki tıkanıklıkları özellikle şeker hastalığı ve sigara kullanımı gibi ek faktörlerin varlığında ciddi boyutlara ulaşabilir ve bu hastalarda kaçınılmaz olarak uzuv kaybına neden olabilir.  Ana atardamar olan aortadan diz altındaki ince damarlara kadar tüm atardamar segmentleri bugün damar içi müdahaleler ile girişimsel radyolojik yöntemlerle açılabilmektedir. Özellikle diz altındaki ince damarların tıkanıklığında cerrahi şansı da bulunmadığından ayaklarını kaybetme tehlikesi ile karşı karşıya kalan hastaların bu işlemler konusunda tecrübeli bir girişimsel radyoloğa mutlaka yönlendirilmelerini istemelerini öneriyoruz. Girişimsel radyoloğun envanterinde anjiyoplasti denilen damarın balonlar ile genişletilmesinden, stentlemeye, ve aterektomi dediğimiz plakların damar içerisinden çıkartılmasına yarayan cihazlar ile uygun durumlarda bunların kombinasyonu yapılarak kan akışının olabildiğince normale dönmesi sağlanır.


Oldukça ciddi ve ölümcül olabilen bir tıbbi aciliyet: Derin ven Trombozu

Derin venöz tromboz adı verilen bacak toplardamarlarındaki ani gelişen ağrı, şişlik ile karakterize tıkanma hali ise bu yakınmaların yanı sıra yüksek yaşamsal riski bulunan akciğere pıhtı atma riski nedeniyle son derece dikkatlice ele alınmalıdır. Pıhtı yeni geliştiğinde çok çeşitli girişimsel radyolojik yöntemler ile temizlenebilmektedir. Bu sayede damar tıkanıklığının kronik sürece evrilerek bacakta ağrı ve şekil bozukluğuna yol açan venöz yetmezliğin önüne geçilebilir. Bu hastalara ayrıca kan inceltici ilaçlar adı verilen kanın pıhtılaşmasını engelleyen ilaçların da başlanması gerekmektedir. Hastanın aynı zamanda kanama ihtimali bulunması ise bu tip ilaçların başlanmasını engelleyeceğinden ana toplardamara bir filtre yerleştirilerek bacak damarlarındaki pıhtıların akciğere ulaşmasının önüne geçilir. Hastanın bilinci açıkken oldukça kısa sürede girişimsel radyologlar tarafından gerçekleştirilen bu müdahale neticesinde akciğer pıhtı gitmesi gibi ölümcül seyredebilecek bu komplikasyon büyük ölçüde engellenmiş olur.

16