Mayıs sayımız çıktı! 


Dergimizin 155. sayısı çıktı.


DERGİMİZİ TURKCELL DERGİLİK VE TÜRK TELEKOM E-DERGİ ONLİNE PLATFORMLARINDAN OKUYABİLİRSİNİZ!


Keyifli okumalar!


Şifremi Unuttum
Kaydol

Atmayın! Sadece paylaşın...

İLYAS HAYRİ


Atmayın! Sadece paylaşın...

Merhaba arkadaşlar. Uzun bir süredir yazılarıma ara verdim yaşadığım karanlık günler ve anlar nedeniyle.


Eşimin, ruhumun bu hayattan göçüşü beni doğal olarak çok etkiledi. Yeni yeni kendime gelmeye çalışıyorum. Tutunacak güzel dallar, hissettiğim aidiyetler ve beni hiç bırakmayan yakın dostlar, ailem. Onlar sayesinde ışığı görmeye başlıyorum yeniden. Tabi ki bana eşimin miras bıraktığı 2 pırlanta evlat. Hep derler ya çevredekiler 'Hayat bir şekilde devam ediyor' diye. Evet ediyor ama bunu en güzel şekilde, en hasarsız devam ettirmek önemli olan sanırım.


Her ne kadar yarım ruh devam etse de bir anlam yüklemek gerekiyor nefes aldığın anlara. Amaç yoksa, hedef yoksa sen de bir olmuyorsun aslında. Hayallerimiz hep huzur, doğa, toprak ve canlılarla çevrili oldu. Bir türlü gerçekleştirmeyi başaramasak da. Bir gün olacak umudu her zaman içimde yer alacak. Ama o zamana kadar zamanı iyi değerlendirmek gerekiyor. Hatta benim sürekli bir değerlendirmede bulunmam gerekiyor, beynimi sürekli meşgul ederek çıkıyorum karanlıklardan. Boşluk verdiğim anda iniyorum o kuyunun en derinlerine doğru. Yine de şükretmelisin diyenler var ya şükrediyorum eşimi hayatıma soktuğu için, eşimin bana kattıkları için, onun bana miras bıraktığı evlatlarım, yeğenlerim, dostlarım için.


Dedim ya artık doğruluyorum, emekleme sürecini aşıp adım atmaya başladım. Accept'in şarkısında söylediği gibi "Sadece bu gece acıyı öldürecek bir şey arıyorum - I 'm just looking for something to kill the pain tonight". Ben o şeyi buldum: Paylaşmak ve birilerinin hayatına dokunabilmek.


Evet ömrüm boyunca elbette birilerinin yaşamına bir şekilde dokundum ama bu his bambaşka. Beni su yola sürükleyen güzel ruhlu yeğenim Ayşen'e sonsuz teşekkür ediyorum. Dini, dili, mezhebi, politik düşüncesi ne olursa olsun ayırt etmeksizin emeğimizi, ruhumuzu, kalbimizi paylaşmaya başlıyoruz yavaş yavaş. 


Bir döküntüydü şimdi kendimizce minik bir saray oldu gecekondumuz. Elimizdeki malzemelerin üzerine emeğimizi sürdük, gönlü büyük bağışçılarımızın omurgamızı destekleyen bağışlarıyla da nefes aldırmaya başladık can çekişen 4 duvara. Önce bir açılış yaptık. Mini bir konser, palyaço, çocuklar için minik cevherler için küçük etkinlikler. Güzel bir kütüphane oluşturduk. Halen geliştiriyoruz kitap hazinemizi. Test kitaplarından, okuma kitaplarına. Sırf minik beyinler okusun, öğrensin, sorsun diye. Merak etmeyin ama yetişkinlere de kitaplarımız var. Ve bu arşiv gönüllülerin paylaşımlarıyla büyümeye devam ediyor. Tesk kitabı almaya gücü yetmeyen cevherlerimize arşivimizde ne varsa pay ediyoruz. Karşılıksız mı bu kadar şey dediğinizi duyar gibiyim. Elbette hayır. Her şeyin bir karşılığı var bu hayatta bilirsiniz. Bizim de karşılığımız ufak bir gülümseme, minik bir sevgi kıvılcımı ve paylaşmanın ruhunu karşındakine aşılama yüceliği.


En büyük yüceliktir paylaşmak. İnsanen de dinen de en büyük temeldir aslında PAYLAŞMAK. Komşun açken sen tok olmamalısın derler eskiler ya Paylaşmaktır işte mutluluğun temeli. Biz emeğimizi, gücümüzü, ruhumuzu, sevgimizi, derdimizi, tasamızı paylaştıkça gelişen varlıklarız aslında. Sadece unutturuluyor PAYLAŞMANIN büyüsü insanlara. Dünya çıkar dünyası der oldu herkes. İşte bir bu koca ırmağın akıntısını bir nebze de olsa ters yöne akıtma peşindeyiz. Bugün 5 ama yarın 500 kalbe dokunabiliriz. Çünkü bazıları Paylaşmayı bir hastalık gibi görse de aslında insan ruhunun ANTİBİYOTİKLERİNDEN birisidir. O da kötü hastalıklar, virüsler gibi etkili bir çoğalma gücüne sahiptir. 


Konuyu çok dağıtmadan Atölyelerimizden bahsedeyim sizlere. Tamamı gönüllü eğitmenlerden, işinin ehli insanlardan oluşan destekçilerimiz ile hem genç ruhlara hem de yetişkin ruhlara Türkçe, Drama, Eğlenceli Bilim, Halk oyunları, Tiyatro, Bağlama gibi çeşitli dallarda eğitimler veriyoruz. Ve inanabilir misiniz bilmem ama ortada maddi anlamda hiçbir şey dönmeden. Tamamen güzel duyguların havalarda uçuştuğu ve şaşırtıcı belki ama bununla öğretenlerin de öğrenenlerin de inanılmaz bir şekilde tatmin olduğu paylaşımların döndüğü AN'lar zinciri sadece. Gönüllülerimizi buldukça hem atölyelerimiz hem de workshoplarımızı geliştiriyoruz sürekli. Çok daha güzel paylaşımlar yapmak en büyük hayalimiz. 


Bir büyük hayalimizde 'Askıda Kıyafet' projemiz mesela. Malum kapitalizmin doruk yaptığı, hepimizin ucundan kenarından esiri olduğu sistemde artık her şeyi "yenisini al ama mutlaka al. Eskisini de sat ya da sokağa at" mantığında kullanır olduk. İşte bu noktada 'Dayatmalara kulak asmayıp Atmayın ve Paylaşın' diyoruz. Şimdiden poşet poşet kıyafet ve ayakkabı gelmeye başladı çevreden, bunu duyanlardan. İnsana dokundukça bir şeyleri fark ediyor. Biz bunu anlatınca ya da farkına varmaya başlayınca insan birilerine dokunma arzusuyla yanıp tutuşuyor aslında. Mesela ihtiyaç sahibi aileleri öğrendiğimizde elde avuçta ne var bakıp gidip elimizden gelen yardımı yapmanın, o bireylerin mutluluğunun size verdiği tarifin bir anlatımı yoktur bence. Yeter ki paylaşımcı gönüller bir arada olsun, bir şeyler yapmak istesin. İnanın şu dünyada dikili bir ağacım bile yok diyenlerden olmak yerine sağa sola böyle minik tohumlar atarak binlerce ormanın temelini atmış olacağız. Şimdi o kıyafetler, ayakkabılar güzelce temizlenip ütülenecek ve askılara asılıp gerçek ihtiyaç sahipleri tespit edilip onlara verilecek. Düşüncemiz bu yönde en azından. 


Size de en büyük tavsiyem atmayın, yok etmeyin, görmezden gelmeyin. Sizin ihtiyacınız olmayan her şey birilerinin büyük ihtiyacı unutmayın. bir kurşun kalemden, silgiden bir beyaz eşya ya da mobilyaya kadar. Aklınıza gelebilecek her şey birilerini yokluğunu çektiği bir nesne. Ve inanın bir kalemi bile ona ihtiyaç duyacak, belki çok güzel şeyler yazmasına vesile olacak birine vermek sizi tarifsiz bir mutluluğa sürükleyecek.


Bu tarz paylaşımları yapan yüzlerce oluşum var. İçerisinde olmak için çevrenize bakın elbet göreceksiniz birini. Ve tek yapmanız gereken dahil olmak, zincire bir halka daha eklemek. 


Sevginin de nefretin de bulaşıcı olduğu günümüz de sevgimizi yayıp nefretin arka planda kaldığı günler dileğiyle. PAYLAŞMAYI unutmayın! Siz de mutluluk zincirimizde bir halka olun.


Merak edenler için:


Alibeyköy kültür Evi İnstagram: @alibeykoykulturevi

Bize ulaşmak isteyenler ya da bir şey sormak isteyenler buradan ulaşabilirler.


10343
9